Renk Körlüğü

RENK KÖRLÜĞÜ VE TEDAVİSİ


Renklerin hayatımızın için ne denli önemli olduğunu çoğu zaman düşünmeyiz. Tüm renkleri görebilme yetisini kanıksarız ve buna göre hayatımızı şekillendiririz. Yemeklerimizde, giydiklerimizde, içtiklerimizde aslında ilk olarak renkten etkileniriz. Fakat dünya çapında yaklaşık 180 milyon insan için bu durum maalesef biraz daha farklıdır. Bu deneyimi ya kısmen sürdürür ya da tamamen kaybederler. Hiçbir rengi ayırt edemeyenler, renkleri görme yetisinin büyük ölçüde kaybı ya da kırmızı-yeşil rengi ayırt edememe olarak sınıflayabileceğimiz bu hastalık hayat kalitesini oldukça düşürmektedir. Renk körlüğü genellikle erkeklerde görülen, renkleri ayırt etme yetisi bozukluğudur. Görme merkezinde özel bir pigment molekülünün olması gerekenden az bulunması ya da hiç olmaması durumudur. Oldukça sık rastlanan bu hastalığın en fazla görünen türü kırmızı ile yeşilin ayırt edilememe durumudur. Renk körlüğü olan erkeklerin kız çocukları renk körü olmazlar fakat taşıyıcı durumundadırlar. Taşıyıcı kadınların erkek çocuklarının yarısı da renk körü olarak doğarlar. Kalıtsal nedenlerden dolayı ortaya çıkan bu hastalık çocukluk ya da ergenlik döneminde başlayıp yaşla birlikte ilerleyebilir. Çocuklarda yüksek ultraviyole ışınlarından etkilenmekle ortaya çıkabilir ve kalıcı olur. Renk görme eksikliği veya renk körlüğü türünün belirlenebilmesi adına yapılan birçok test vardır. En yaygın kullanan testlerden birisi İshihara Testi’dir. Her sayfada özel olarak renkli noktalardan oluşan sayılar bulunur. Aydınlatma sorunu olmayan bir yerde hastanın okuması istenir. Bir renkte dahi eksiklik var ise detaylı testlerin yapılması gerekir. Testlerin göz doktorları tarafından yapılması önem arz eder. Görsellerde renk körlüğü bulunmayanlar sırası ile; 35, 15, 7 rakamlarını görürken, renk körlüğü hastaları bu rakamları seçemezler. Renk körlüğü gibi bir rahatsızlığı olmayanlar 10.000 rengi ayırt edebilirken, renk körleri yalnızca 2000 civarında rengi ayırabilirler. Bu hastalığın bilinen bir tedavisi yoktur ancak özel lensler ile görme kusurları büyük ölçüde düzeltilebilir.

Renk körlüğü çeşitleri;

- Kırmızı konik reseptörlere bağlı kırmızı renk körlüğpü durumu “Protonopia”

- Yeşil konik reseptörlere bağlı renk körlüğü durumu “Deuteranopia”

- Mavi konik reseptörlere bağlı renk körlüğü durumu “Tritonopia” dir.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylı tek lens olan ChromaGen lensleri, İngiliz Cantor+Nissel firması tarafından üretilmektedir. Renk körlüğü dışında akademik yetenek yoksunluğu ve okuma güçlüğü olan disleksi hastalarında da fayda sağlayan bu lensler oldukça olumlu geri dönüşler almıştır. Hastanın renk körlüğü ya da disleksi değerlendirmesinin yapılabilmesi için ChromaGen teşhis sistemine ihtiyaç vardır. Bu sistemde 25 adet filtre ile aynı renkte, kontakt lens deneme setinden oluşur. Tint çapı ve renk yoğunluğu bakımından en iyi performansı sağlaması için farklı seçeneklere sahiptir.

Kromojen Lenslerin Kullanım Amaçları:

- Genel renk algılanmasını güçlendirmek

- Renklerin daha net ve parlak görülesini sağlamak

- Renklerin tonlarını ayrıştırmak

- Renkleri isimlendirmek

- Güvenliği arttırmak

- Renk görme testlerindeki görme kabiliyetini arttırmak

Retina veya optik sinir bozukluğu nedeniyle renk görmesi sonradan bozulmuş hastalara bu lensler etkili olmayacaktır.


Renk körlüğü belirli renkleri, kısmen veya tamamen görememe veya ayırt edememe, hastalıklarına verilen genel bir addır. Bu duruma renk körlüğü yerine renk algılama yetersizliği demek aslında daha doğru olur. Biyolojik temel bilimlerde bu hastalığa Daltonizm adı verilir. Hastalık daha çok kalıtsal kökenli olmakla birlikte göz, optik sinir, beyin hasarına veya bazı kimyasal maddelere maruz kalmaya bağlı sonradan gelişebilir. Bazı ilaçlar da renkli görmede bozukluk yapar. Ayrıca yaşlı bireylerde göz içi lenslerin dejenerasyonuna bağlı etraflarını daha koyu ve karanlık görürler; bu da renk görmede problemlere sebep olur. Renk algılama bozuklukları oldukça sıktır. Her 12 erkekten birinde görülürken, kadınlarda bu duruma her 250 kadından birinde izlenir. Kalıtsal bir hastalık olduğundan bu tür problemleri olan ailelere verilecek genetik danışmanlık önemlidir. Anneler kendileri renk körü olmadan renk körlüğünü çocuklarına geçirebilirler. İletim yolu genellikle anneden erkek çocuğa geçiş tarzındadır. Kadınların renk körü olmaları, ancak babalarının renk körü, annelerinin de taşıyıcı olma durumunda olanaklıdır. Birçok kişi renk körü olduğunu kendiliğinden fark etmez. Pigmentlerin eksiklik derecesine göre normale yakın görmeden, çok ileri derede karışıklıklara yol açabilecek derecelerde olabilir. Bir çok olguda özellikle aydınlatmanın kötü olduğu ortamlarda soluk renkler gibi canlı renkler de karıştırılabilir. Çok nadir durumda kişi sadece siyah, beyaz ve gri tonlarını görür.  Çoğu vaka genetik kökenli olduğundan bu tür renk körlüğünde maalesef tedavi şansı yoktur. Özel yoğunluk ve renk tonunda üretilen tek renkli kontakt lensler hastaların renkleri doğru algılamasını yardımcı olur. Bu tür lensleri uygulanan hastaların büyük çoğunluğunda renk görmede önemli oranda düzelme tespit edilmiştir.